"Pek çoğumuz: “Günde bir elma doktoru evden uzaklaştırır”
sözünü işitmiştir. Bu sözlerin geçerliliği üzerine bahse girebiliriz, ama ya
doğruysa? Basit bir eylemle ve sadece basit bir kurala uymakla, sağlığımız daha
iyi olacaksa ve hayatımız boyunca kendimizi daha canlı ve daha aktif
hissedeceksek, günde bir elma yemenin bir anlamı yok mudur ve o elmayı yemek
bizim için kolay değil midir?
Diyelim ki, bu söz doğru; o halde neden daha fazla insan
sağlığını korumak için günde bir elma yemiyor? Günde bir elma yemek bu kadar
kolay ise, bunu uygulamakla kazanacağımız muhteşem bir ödülü de var demektir. Peki,
ama neden uygulayamıyoruz? Çünkü yapılması kolay olan şeyler, UYGULAMAMASI DAHA
KOLAY OLAN ŞEYLERDİR. Hatalarımız kendilerini işte böyle gizlemektedirler. Başarısızlık
büyük ölçüde İHMALKÂRLIĞIN bir fonksiyonudur. Böylece biz ufak şeyleri yapmayı
ihmal ederiz ve kendimize verdiğimiz bu izin, giderek daha önemli olan konuları
da kapsamaya başlar. Küçük ihmaller, yeterli bir zaman geçtikten sonra,
hayatımızı yönlendirmeye başlarlar.
İhmalkârlık, enfeksiyona benzer. İtinalı davranmaya dikkat
etmediğiniz zaman, uyguladığınız diğer disiplinlere de yayılarak, sonunda neşe
ve mutlulukla dolu olması gereken bir hayatı tamamen çökertebilir.
Yapmamız gerektiğinin bilincinde olduğumuz şeyleri
yapmıyor olmamız, kendimizi suçlu hissetmemize neden olur. Suçluluk duygusu
ise, kendimize olan güvenimizin sarsılmasına yol açar. Kendimize olan güvenimiz
sarsıldıkça, eylem yapamaz hale geliriz. Eylemlerimiz azaldıkça, elde ettiğimiz
sonuçlar da kaçınılmaz bir şekilde kötüleşmeye başlar. Ve elde ettiğimiz kötü
sonuçlarla beraber, tutum ve davranışlarımız da zayıflar. Davranışlarımız
olumludan olumsuza doğru kayarken, kendimize olan güvenimiz daha da azalır ve
sonunda kaybolur. Böylece başarısızlık, yapabileceğimiz ve yapmamız gereken
şeylerin olumsuz bir döngüye girmesine sebep olur ve bu, bir kez başladığında
durdurulması da zorlaşır."Jim ROHN

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder